25 Ocak 2012 Çarşamba

stres atmak gibisi yok

bugün arkadaş grubumuzla birlikte garden city'ye gittik
dün ki stresten sonra burası muhteşem oldu benim için.
mekan çok ferah aydınlık otantik aynı zamanda da çok modern dekore edilmiş
sahibinin bir hanım efendi olduğu içerideki şıklıktan anlaşılıyordu zaten süler yüzü vede samimi davranışıyla sevgili ışıl hanım ortama dahada sıcak bir hava kattı.ev ortamı gibi olması çocukların rahatça eğlenebilmesi istedikleri gibi davranmaları keza bizimde öyle çok beğendiğim her zamanda memnun olarak ayrıldığım bir yer garden city
okulların tatil olması nedeniyle arkadaşlarda benim gibi çocuklarıyla geldiler ama hiç bunalmadık çocuklardan yana güler yüzlü personeli ve anında bekletmeden servis sunumu mekanı cazip kılıyor tabiki.
kahvaltı bizi kesmedi:) oradan çıktık gittik hep beraber pazartürke
orada da epey dolaştıktan sonra herkes evine
bu arada sınırsız çay eşliğinde tahvaltı tabağı 14 tl idi.sakin huzur içinde hoş bir sohbet muhabbet etmek için bir yer arıyorsanız tam yerindesiniz
resim kafenin internet sitesinden alınmıştır
muhabbet o kadar güzeldi ki mekanın resimlerini çekmeyi unuttum:)

24 Ocak 2012 Salı

unutmadımmmm

uzun zaman oldu
bu kelimeyi çok kullanır oldum son zamanlarda.Bloğa vakit ayıramamın sebebide resimdeki oğlum AHMET SALİH
her anı o kadar keyifli geçiyorki uykusuz gecelerimi yorgunluklarımı hep unutturuyor bana
zavallı muz mıncık mıncık olana kadar işkence gördü minik parmakların elinde
artık daha fazla zaman ayırmak istiyorum bloğuma
hazırladığım yemeklerden el işlerimden sonra artık gezdiğim gittiğim ve yaşadığım günlük olaylarıda aktarmak istiyorum 
uzun zamanlar geçmeden gezdiğim yerler hakkındaki düşüncelerim ve resimleri eklemek istiyorum artık
ilk olarakta bugün prestij alışveriş merkezindeydim.karneler alındıktan sonra kızım evde çok sıkılıyordu uzun zamandır da kızımla beraber çıkmamıştık dışarı tabi oğlumda vardı uzun bir süre joker de oyun oynadı sonra birazda mağazaları gezdik en son olarakta jimmy joker de çocuklar için oyun alanı görünce orada yemek yemeğe karar verdim.benim için çok sıkıcı ama kızım için çok mutlu saatler başlamış oldu
nedeni ise oyun alanı 1saatı 10 tl imiş ama bunu bildiren haber veren yazan hiç birşey yok neyse hadi çocuğun mutluluğu için onu görmezden gelebilirim ama daha sonra 1 saaat orada oturduğum halde bir görevlinin yani bir garsonun yanımıza gelipte siparişiniz varmı yada bir mönü getirmek gibi bir derdi yoktu o kadar kızdım ki ama kızımı ikna edemedim oradan ayrılmama sebebim sadece kızımın oyun alanından ayrılmak istememesindendi
en sonunda kasadaki hanıma giderek ne dir bu iş hala ilgilenen olmadı dediğimdede kısa ve net cevap GÖRMEMİŞLERDİR yuh diyorum pes diyorum başkada birşey demiyorum  görülmeyecek bir cüseyede sahip değilim ya neyse hadi beni görmediler kızımıda mı farketmediler oğlumda vardı bebek arabasınıdamı görmediler.
ne bir özür nede yalandanda olsa kusurumuza bakmayın filan öyle bir davranış içinde de değildi
sinirlenmemek ne mümkün.neyse sonunda bir garson geldi siparişi verdim 1saate yakın bir zaman sonra da sipariş gelebildi garsonda  gıcık bir havalar sanki dünyaları o kurtarıyor 
Ahmet Salih iyice huysuzlandı ağlamaya başladı uykusu geldi gittiğime gideceğime pişman oldum desen yalan olmaz kesinlikle bir daha gidermiyim çok zor belki bir arkadaş grubuyla gidiliyorsa gruba uymak açısından gidebilirim o kadar
daha sonra hava soğuktu ama kızım çok istediği için gölete gittik ördekleri çok sever kızım oğlumda o arada uyudu zaten bebek arabasında karnı toksa uyur.çantamda bir paket büyük boy çubuk kraker ve balık kraker vardı kızım her 2paketide ördeklere yedirdi çok mutlu oldu zaten oradaki ördekler gölete yaklaşan hatta elini uzatan birini gördükleri anda hemen toplanıp geliyorlar yanınıza krakerler bitti ördeklerde gitti:) akşam oldu zaten hava kararmaya başladı bizde prestijin servis arabasıyla eve döndük.boğazköy`e 2saatte bir servis kalkıyormuş serviste de yine birşeyler oldu ama onuda daha sonra anlatırım yine diyorum ne zaman servis arabalarını kullansam kesin bişi oluyor :))
şimdilik en taze haberler bu kadar:)


7 Ekim 2011 Cuma

Uzun bir aranın ardından

çok ara verdim uzun bir süre pc. başına geçemedim ama sebeplerim çok fazlaydı bu kez 26 HAZİRAN 20011 pazartesi günü oğlum dünyaya geldi uzuuun bir bekleyişin ardından 9ay 10 bekledikten sonra bir 10 gün daha bekledik ama hala oğlumun gelmeye niyeti yoktu.doktorumunda müdahalesiyle çok şükür kavuştuk oğlumuza. oğlum dünyaya geldikten sonra günler nasıl geçti hiç anlamadım. okulların tatil olduğu döneme denk gelmesiyle kızımda hep bizimleydi.eve yeni birinin gelmesi ilginin başka birine kayması evde zor bir sürecinde başlamasına neden oldu.özellikle de eve gelen misafirlerimiz oldukça zor süreç daha da zorlaşıyordu ki arkadaşlarım bu konu da çok dikkatli oldukları halde.neyse ki beklediğim kadar da zor geçmedi kızım aşırı kıskançlık krizlerine girmedi.3aylık oldu oğlum ve ben nasıl olduğu da bu kadar zaman geçti anlayabilmiş değilim.bu zor süreçte beni yalnız bırakmayan akrabalarıma ve de arkadaşlarıma ne kadar teşekkür etsem az kalır heralde.ben hiç bu kadarını tahmin etmiyordum hezamanki gibi yapayalnız kalacağımı herşeyin üstesinden yine tek başıma baş etmeye çalışacağımı düşünmüştüm hep ama çok şükür hiç öyle olmadı.okulların açılmasıda bize ilaç gibi geldi tabi.kızım hergün okula gidiyor bende oğluşumla misafir kabul edip misafirliğe gidiyoruz:) oğlumun adı AHMET SALİH isim konusu çok konuşuldu birçok isimler arandı ama daha evliliğimizin alk aylarında eşimin istediği isme karar verildi aklında ki isim hep AHMET SALİH idi ve sonunda istediğide oldu meğer ben hep boşuna isim aramışımda haberim yokmuş:) oğlumuda isminide çok seviyorum kızımı onuda tabiki o benim ilk göz ağrım kızımın yeri ayrı tabiki bu uzuuuun süre zarfında bir sürü eklemeyi bekleyen yemeklerde birikti tabi boş durmuşda değilim yani zamanı artık çok daha iyi değerlendiriyorum.oğlum fırsat verdikçe tabi artık arayı açmak da istemiyorum bloğumu da blog arkadaşlarımıda çok özledim hep bir parçam eksik gibiydi aklım blog da ama vakit yok ama artık herşey yavaş yavaş düzene girmeye başladı ayrılık olmasın artık canlar

4 Haziran 2011 Cumartesi

no smoking


kırkyamadan sigaraya hayır panosu
ister çocuk odalarına veya oturma odasına ister işyerlerine asılabılecek şekilde hazırladım
23 cm çapındadır
aslında bu panoyu geçen seneden aklımda yapacağım diye ama
kumaşlarını bulmak için 2kez avcılar bir kezde bakırköy yapmama rağmen bulamamıştım
sonrada tek tek satılan yedek yastıklarda uygun renklerini bulabilmiştim
bu panoyu yapabilmek için 6 tane yedek yastık almak zorunda kalmıştım
21 parça kumaşın birleşiminden oluşuyor
inanın küçük parça dikmek çok daha zormuş
neredeyse bir bün sadece dikmek için uğraştım yorganlamayı saymıyorum bile
velhasılı kelam sonunda bitti ve yayınlanacağı günü beklemeye başladı:)
doğuma kadar birikmiş postları yayınlasam çok iyi olacak aslında
pc. başında fala kalamadığımdan değerli blog arkadaşlarımın bloglarını ziyaret edemediğim için kusuruma bakmayın lütfen

3 Haziran 2011 Cuma

stras taşlı bandana




stras taşlarla süslemediğim yer kalmayacak yakında galiba:)
bandanaya çok yakıştı bandananın eninde stras taşlardan kesip elimde diktim bandanaya
nasıl olmuş canlar

çiğ börek



  • 2 yumurta
  • 18-20kahve fincanı un
  • 2,5 kahve fincanı maden suyu
  • yarım kahve fincanı sıvıyağ
  • 2 kahve fincanı su
  • 1 kahve fincanı sirke
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1.5 bu sardağı sıvıyağ (kızartmakta kullanmak için)
  • içi için
  • ben peynir kullandım ama isteyen ıspanaklı veya patatesli bir harç hazırlayıp kızartabilir

hamur için olan tüm malzemeyi karıştıralım un eksik gelebilir ele yapışmayan yumuşak bir hamur olana dek yoğuralım
hamurdan ceviz büyüklüğünde bezeler koparıp yuvarlayalım ve yarım saat kadar bekletelim
daha sonrada unlanmış tezgahta bir beze açalım 1 mm kalınlığında yuvarlak olarak açtıktan sonra bir kenarına peynir koyup poğaça gibi kapatalım sıkıca parmaklarınızla iyice bastırın ki açılmasın
diğer bezelerede aynı işlemi uygulayalım ve kızgın yağda altı üstü kızarana kadar pişirelim
bu malzemelerden epeyce çiğ börek çıkıyor 2.denememde malzemeleri yarı yarıya kullandım ancak oldu çok kalabalık değilseniz yarım ölçü kullanmanızı tavsiye ederim

keçe taçlar



sevgili gönül hanımın bloğunda görmüş çok beğenmiştim bu pamuk prenses tacını
arkadaşım okul için kermes yapacağız elinizden ne gelirse diyince ilk aklıma gelen taç yapmak oldu
bir tane kızım için diğerlerini kermes için yolladım çok beğenilmiş hemen satılmış çok sevindim çok mutlu oldum
beyaz keçe üzerine stras taşlar yapıştırararkta hazırlamıştım taçlar
başka şeylerde götürdüm yardım için olunca ve özelliklede okul için olunca bir de bakttım koca bir çanta oldu birikti benim mutluluğa diyecek yok tabi
hepsininde satılmış olması sevincimi dahada katladı işte o taçların bir kısmını resimleyebildim ancak acele çıkmam gerekiyordu çünkü son anda resmini çekmek geldi aklıma
nasıl olmuş taçlar

hellim peynirli mantar tava


papatya prensesin dünyası sitesinde görünce dolaptaki malzemeler aklıma geldi hazır malzemede varken deneyeyim dedim nasıl olsa canımın ne istediğini bilmiyordum ne yesem yesemmi diye düşündüğüm günlerde rastlamıştım hellimli mantara çokda güzel oldu yanınada güzel bir salata hazırlamıştım sonrada hooop mideye :)

malzemeler o kadar kolayki hazırlamasıda kısa sürdü pratik bir aparatif oldu benim için
arzu ettiğinin kadar hellim ve mantar
arzuya göre pul biber ben azda karabiber kırmıştım üzerlerine sarımsak ve az miktarda zeytinyağı

bir karıştırma kabına 2 diş sarimsak rendeledim üzerine pul biber karabiber ve zeytinyağını ekledim ve üzerinede küp küp doğradığım hellim peynirini daha sonrada soyup yıkadığım mantarları ekledim iyice karıştırdım. yarım saat kadar beklettimmi hatırlayamadım şimdi ama yinede en az yarım saat bu sosta beklerse iyi olur
çöp şişe bir mantar bir hellim olacak şekilde dizdim ve yağsız tavada kısık ateşte altı üstü kızarana kadar pişirdim hepisi bu canlar

26 Mayıs 2011 Perşembe

kısa zamanda uzun mutluluklar




yapımı çok kolay ama görüntüsüyle bile yüzümüzde koca bir gülümseme oluşturan pastalar
hafta sonu can sıkıntısı giderme operasyonlarında meydana gelen bu pastalar çok sevildi çok beğenildi hatta daha yokmu dendi.
bu sözlerde başta kızımı sonrada beni tabiki çok ama çok mutlu etti
uzun süre ayakta duramama
hemen yorulma
halsizlik bitkinlik
halleri içinde geçen günlerin arasına sıkıştırdığım bu pastaları kızımla beraber yaptık

çilekleri yıkarken dilimlendikten sonra o minicik elleriyle pastaya dizerken ki mutluluğu heyecanı bütün yorgunluğumu alıp götürüyor benden
geceleri sık uyandığımdan kalkar kalkmaz hemen kızımın odasına gidiyorum ve onun o masum halini seyretmeye doyamıyorum
bazen öylece hiç birşey yapmadan onu izliyorum
çocuğum garipsiyor tabi
anne neden bana öyle bakıyorsun diyor
yada ne düşünüyorsun anne
anneden pek bilmiyor ne düşündüğünü
sanki baktıkça rahatlıyor içi açılıyor ama bunu kızına söylese yanında bir sayfalık onun anlayacağı dilden uzun uzun anlatmak gerek............


pasta tariflerine geçelim mi
burada dailk yaptığım var
yapımı kolay olduğundan tarifi unutmak mümkün değil ama bu sıcak yaz günlerinde içinizi ferahlatacak bir pasta
bu seferki limonlu jelden hazırladım servisinide dondurma ile yaptım çok daha güzel oldu tavsiye ederim
bir paket hazır pandispanyanın bir katı ayrılır
pandispanya kalıbından kekler çıkartılır ve kalıbın dibine arzu edilen meyveler dilimlenir
meyvelerin üzerine bir kat pandispanya keki yerleştirilir
bir paket arzu edilen bir jel ben limonlusunu kullandım paketin üzerindeki gibi hazırlanır ve pandispanyanın üzerine gezdirilir
üzeri streçle kaplanarak buzdolabına kaldırılır
en az 3 saat dolapta bekletilen pasta parmak testinden de geçtikten sonra ister dondurma eşliğinde ister sade bir şekilde dilimlenip servis edilir
kızım bu konularda çok meraklı olduğundan herşeyin tadına bakmak ister


diğer kalan pasta tabanınıda çilekli tart tarzında hazırladım sadece keki hazır kullanmış oldum
2yemek kaşığı tereyağını 2 yemek kaşığı un ile kavurdum rengi daha beyazken 2 su bardağı süt ilave ettim çırpma teliyle uzun zuzun çırptım topaklanmasın diye
muhallebi kıvamını alınca vede göbek atmaya başlayınca ılık olana kadar bekledim
ılık hale gelincede diğer pasta tabanının üzerine yaydım tüm kremayı
kremanın üzerinede çilek dilimlerini yerleştirdik
en üstede olmasada olur gerçi
bir paket tartoleti paket üzerindeki gibi hazırladım ve soğuyunca çileklerin üzerine gezdirdim
diğer kolay pastanın yanında yerini aldı
dinlenmeye bırakıldı
ve sabırsızlıkla yeneceği zamanı beklenmeye başlandı

29 Nisan 2011 Cuma

bir battaniye daha




ayıcıklı battaniyeden artan pazen kumaş yumuşacıktı çok hoşuma gitti öyle kenarda durmasına gönlüm razı olmadı bende elimde kırkyamadan kalan parça elyafları pazenin üzerindeki figürler ebatında kesip etrafını yorganladım her ne kadar resimlerde pek belli olmasada benim çok hoşuma gitti resmin üzerine tıkladığınızda çok daha net belli oluyor kenarlarınıda simetrik üçgenler şeklinde yorganlama yaptım doğrusu orta kısımdaki krem rengi kumaşda aslında kumaş değil polar değil pelüşde değil ama pelüşe yakın bir şey adını gerçektende bilmiyorum.eşim getirmişti numune olarak verilmiş onlara çok hoşuma gitti pazen gibi yumuşacıktı çift taraflı kullanabileceğim bir battaniye oldu bitti:)
kenarlarına fisto diktim resimlerde ne kadar uğraştıysam o an ki ışık yüzünden di sanırım gerçek rengini belli edemedim bu gidişle battaniyeye doymayacağım sanırım :))
bir parça daha krem renkli şeyden var elimde onuda battaniyeye çevireceğim yakın bir zamanda
şimdilik battaniyelere devam yaz bebeği olduğu halde bissürü battaniyesi oldu şimdiden
yakın bir zamanda ttttttttttttaaaaaaaaaaaa karasulardan bir paket geldi canım arkadaşım oğlum için büssürü şeyler almış bu arada da kızımıda unutmamış yakın zamanda onlarında resimlerini çekip eklemek istiyorum
şimdilik bu kadar canlar
eğer beğenen olursa satmayıda düşünmüyor değilim almak isteyenlere duyurulur canlar

27 Nisan 2011 Çarşamba

ayıcıklı bebek battaniyemiz




uzun zamandır eklemek istiyordum bu zamana kısmet oldu
bu aralar misafir telaşım çoktu sağolsunlar
neyse gelelim battaniyemize.ayıcıklı kısmı polardan aplikeledim kenar kısımlarınıda uygun renklerde tamamladım.ayıcığın etrafını yorganladım birde asimetrik şekillerde yorganlamalar yaptım.bu konuda sağolsun kırkyama hocamdanda yardımlar aldım ara ara kursa giderek.ayıcığın kalıbınıda ekledim belki yapmak isteyen olur diye.ben 60cm.büyüttürdüm ozalitçide.alt kısmı yani arka tarafına mavili pazen aldım malum bebek yum yum yumuşacık battaniyelerde uyusun diye:)))
bu arada ben cinsiyetini hala yazmamışım bebeğimizin faceden soran arkadaşlarım olunca farkettim ama zaten battaniyenin rengindende cinsiyetini anlamışsınızdır.
32.haftamızı dolduruyoruz çok az bir zaman kaldı.ufak tefek eksiklerimizide tamamladım sayılır.hastane çantam hala tam olarak hazır değil aklıma geldikçe bişiler ekliyorum çantaya.
asıl en önemli meselemizde oğlumuza hala bir isim karar verememiş olmamız.
çoğu kişi daha hamile bile kalmadan isim belirlerken biz hala isim konusunu netleştiremedik.eşimin önerilerini ben beğenmiyorum benim seçtiklerimi eşim istemiyor.bakalım nasıl bir isim çıkacak ortaya
birde aklımda kordon kanı bankası düşüncesi var
artık öyle bir zamandayız ki hastalıklar grip gibi an yakınlarımızda dolaşır oldu hatta isimlerini bile ilk defa duyduğumuz hastalıklar cabası.daha ne kadar yaşarız bilemiyorum ama gelecek zaman beni korkutuyor.Rabbim kullandırtmasın ama ihtiyaç duyduğumuzdada çaresiz kalmaktansa bebeğin kordon kanını saklattırmayı düşünüyoruz.tabi bu işin birde maddi yönü var ve hiçde az bir ücret değil.önümüzde cumartesi bu konuyu doktorumlada görüşeceğim kafamda maddi açıdan da önce sorular da var.
doğum yaklaştıkça endişelerimde artıyor.
doğum nasıl olacak
aksi bir durum olmadıkça normal doğum olacak(aksi bir durum olmadıkça tabi)
kim yanımda olacak(büyük ihtimal hiç kimse)
kardeşine kızım nasıl tepkiler verecek(kısmanacağı garanti)
böyle böyle bir sürü düşünceler var kafamda düşünmemeye olayları olabildiğince akışına bırakmaya çalışıyorum ama bu her zaman mümkün olmuyor
hep güçlü olmak yani öyle görünmeye çalışmak beni o kadar yoruyor ki................
telefonlada olsa desteğini benden hiç esirgemeyen annemi çok özlüyorum o herzaman bana neyi nerede nasıl yapacağımı anlatır hep destek verir benim çooook güçlü olduğuma inandırırdı.2.5sene oldu ama hala herşey dün gibi.......................
herşey iyi olacak
herşey düzelecek
herşey iyi geçecek
bu düşünceler içinde olmama yardımcı olan bir eşim olduğu için ne kadar şükretsem azdır heralde
tabi annemin yerini asla ama asla bir başkası dolduramaz o hep bambaşka bir yerde benim gönlümde ve her zaman da o şekilde kalacak.
biraz fazla açıldım düşüncelerim iç sesim fazla konuştu galiba.
sizleri çok seviyorum blogdaşlarım

16 Nisan 2011 Cumartesi

kırkyama masa örtüsü






Sorhoş yolu diye tabir edilen bir modelden hazırladım masa örtüsünü.leke tutmaz kalın masa örtülük bir kumaştan diktim yorganladım beğenilerinize sunuyorum
1metre 27cmeninde ve boyunda olan bu kare masa örtüsünü bitireli çok olmuştu ama bir türlü arka astarı için kumaş almaya gidememiştim Avcılara.
Aarka astarıda bordo rengindedir.umarım resimlerde rengini tam anlamıyla belli edebilmişimdir.
kumaş kendinden desenlidir.pasajdanbakabilirsinz

15 Nisan 2011 Cuma

ufak tefek işler






Hafta sonu Adapazarı'ndaydık
Bizimle birlikte yaşayan eşimin kardeşi yani kaynımın düğün töreni vardı.
Hamileliğin 30.Haftasını dolduran ben için kıyafet bulmak hiçde kolay olmadı.torium AVM de bulabildim ancak elbise çok sade çok düz göründü gözüme.Bende stras taşlardan3sıra taş eninde kestim şeritten ve elbisenin ön kısmına ve cep kısımlarının etrafına bu şeritten diktim ve herkeslerde bu elbisenin orjinali taşlı zannettiler hiç kimse anlamadı benim tarafından sonradan dikilmiş olduğunu:))))
Düz siyah babetlerde almıştım elbiseyle birlikte malum ayaklarda şişmeler başladı bir numarada büyük almak zorunda kaldım neyse babetlerde çok sıradandı bende babetlerin önüne yine bu stras taşlardan diktim babetlere dikerken biraz zorlandım ama çok şirin göründüler gözüme bitirdiğimde.bitmedi devam stras taşlara:)))
yemek masası örtüsü almıştım epey önceden metre işi metresi 7tl ye.hatta peçetelerinide dikecektim ama yetiştiremedim.bu masa örtüsünün kenarlarınada çok yakıştı stras taşlarmasa örtüsüne ayrı bir güzellik vede şıklık kattı inş yakın zamanda peçetelerinide diker bitiririmde onlarıda ayrı yayınlarım tam takım olarak
2aydan az bir zaman kaldı hamilelin bitimine ufak tefek rahatsızlıkların dışında çok şükür bir sıkıntım yok .ufak tefek taptıklarımı yayınlamayı hep erteliyorum bu blogger kapatılması soğukluğun girmesine neden oldu
bloggeri olmayan arkadaşlarım hep soruyorlar neden kapatıldı neden bloglara giremiyoruz diye ama mantıklı vir şekilde verebileceğim bir cevabım yok maalesef beklemekten başka yapacak birşeyde yok galiba bildiğim kadarıyla:((